Aslında belgesel tadında bir tiyotra oyunuydu.
Osmanlı döneminde yaşamış, alanlarında ilklerden olan kadın sanatçılarımız tarihin tozlu raflarından indirilerek sahneye taşınıyor. İlk kadın bestekârlarımızdan Leyla Saz, ilk kadın şairlerimizden Nigar Hanım, İlk kadın romancılarımızdan Fatma Aliye, ilk kadın ressamlarımızdan Mihri Müşfik ve ilk kadın heykeltıraşlarımızdan Zerrin Bölükbaşı...
Yaşamları mücadeleyle geçen ve birçoğununki yalnızlık ve unutulmuşlukla son bulan bu arayış dönemi kadınlarının yaşam öyküleri aracılığıyla Türk kadınının Cumhuriyet öncesi varolma mücadelesi hikâye edilerek aktarılıyor. Kadının serüvenine erkek dünyasının yaklaşımını katmak amacıyla kullanılan "beden kuklaları" rejinin dinamiğini oluşturuyor.
Osmanlı döneminde yaşamış, alanlarında ilklerden olan kadın sanatçılarımız tarihin tozlu raflarından indirilerek sahneye taşınıyor. İlk kadın bestekârlarımızdan Leyla Saz, ilk kadın şairlerimizden Nigar Hanım, İlk kadın romancılarımızdan Fatma Aliye, ilk kadın ressamlarımızdan Mihri Müşfik ve ilk kadın heykeltıraşlarımızdan Zerrin Bölükbaşı...
Yaşamları mücadeleyle geçen ve birçoğununki yalnızlık ve unutulmuşlukla son bulan bu arayış dönemi kadınlarının yaşam öyküleri aracılığıyla Türk kadınının Cumhuriyet öncesi varolma mücadelesi hikâye edilerek aktarılıyor. Kadının serüvenine erkek dünyasının yaklaşımını katmak amacıyla kullanılan "beden kuklaları" rejinin dinamiğini oluşturuyor.

0 yorum:
Yorum Gönder